Arayüz Sanatçısı

Web çok genç, haliyle web tasarım kavramı, yani html kodlarında estetik arayışı da çok yeni sayılır. Fakat sanat yeni değil. Yüzlerce yıllık geçmişi var. O yüzden tasarımcı bu kültürden faydalanmalı ve sanattan öğrenmelidir. Ressamlar genelde hayatları boyunca sefil yaşarlar, bulabildikleri parayı boyaya, tuvale yatırırlar ve yine başkalarının eserlerini incelemek üzere harcarlar. Peki neden? Bir sanatçı […]

Web çok genç, haliyle web tasarım kavramı, yani html kodlarında estetik arayışı da çok yeni sayılır. Fakat sanat yeni değil. Yüzlerce yıllık geçmişi var. O yüzden tasarımcı bu kültürden faydalanmalı ve sanattan öğrenmelidir.

Ressamlar genelde hayatları boyunca sefil yaşarlar, bulabildikleri parayı boyaya, tuvale yatırırlar ve yine başkalarının eserlerini incelemek üzere harcarlar. Peki neden? Bir sanatçı neden başkalarının eserlerini incelemeye can atsın ki, ya da bir sanatçı neden sergiler düzenleyip eserlerini başkalarına göstermek istesin? Sanatçı eleştirileri önemseyen, eleştirilmek isteyendir. Sanatçı, başkalarının eserlerini görüp görsel dünyasına, zenginliğine zenginlik katmak için çaba sarfedendir. Ve pek tabiki bu çok doğal bir dürtüdür. Sanatçı çalışmasının beğenilmesini ister. Takdir edilmek ister.

art
Ramotion

Şimdi, sanat görecelidir ve bence web tasarım sanat sayılabilir pekala. Fakat tasarımcı sanatçı gibi davranır mı? Web tasarımcı, hiç bir estetik anlayışı olmayan müşteriye ya da patronuna çalışmasını beğendirmeye çalışan kişi midir? Ya da sanatçı, bir önceki çalışmasını taklit eden veya çok az farklılaştırarak günü kurtarmaya çalışan kişi midir? hayı, hiçbir ressam bir önceki çalışmasını biraz farklılaştırıp günü kurtarmaya çalışmaz. Ayrıca, sanat keyifli bir iştir aslında. Tasarımcı bu işten keyif almaya çalışmalıdır.

Ressamların resim galerisi alışkanlığından ve keşfetme dürtülerinden bahsetmiştim. Tasarım çok yeni fakat bu alışkanlık artık web tasarımcılarında da kendini gösteriyor. Üzerinde çalıştığı şeyin beğenilmesini isteyen tasarımcı aşamaları dribbble’a, diğer tasarımcıların bulunduğu bir ortama yükleyebiliyor, eleştiri alabiliyor ve yeni tasarımlar görebiliyor.

art
Mike

Aslında bu yazının konusu da bu. Tasarımcının yeni görsel öğelerle beslenme ihtiyacı. Elbette bu çalışmayı kopyalayabileceğiniz, taklit edebileceğiniz manasına gelmiyor. Hiç bir sanatçı bunu yapmazdı. Ama siz bir görsel ögeyi zihninize aldığınız, görsel zenginliğinize eklediğiniz zaman, bir şekilde biçim değiştirecek ve o espri bir çalışmanız sırasında başka bir kavramla sentezlenip yeni bir düşünceyi oluşturacaktır.

O yüzden bu yazıda her gün beslenmeniz gereken tasarım ortamlarından bahsedeceğim.

Awwwards – Biraz daha yarışma formatında ilerleyen oluşum. Jüri çalışmanızı değerlendirip haftanın, ayın, günün vs tasarımı ilan edebiliyor, her yıl bastıkları kitaba dahil edebiliyor.

Behance – Daha çok ajanslarda çalışan tasarımcıların ilgi gösterdiği, portfolyo servisi olarak kullandıkları mekan. Genelde bu kültürün içinde değilseniz arkaplanda kalabiliyor.

dribbble – Tabiki en çok üzerinde durulması gekeren tasarımcı ağı. Davetiye bulup buraya dahil olmak çok zor, ama izleyici olarak üye olmak kolay. Burada günlük belli bir süre vakit geçirmelisiniz.

drb

radio

gallery

qmark

Son olarak, mümkün olduğu kadar tasarım görmeye çalışın. Tasarım kötüyse bile ne tasarlamamanız gerektiğini izlemiş olursunuz. Ya da neleri tasarlamanın sonradan hoşunuza gitmeyebileceğini.